Bu çalışma, çevre dil bilimi kuramının edebî metinler üzerinden nasıl tartışılabileceğini ortaya koymak amacıyla Audrey Magee’in Koloni adlı romanını incelemektedir. Çevre dil bilimi, bir dilin yalnızca yapısal yönleriyle değil; aynı zamanda sosyoekonomik, ideolojik ve kültürel çevresiyle kurduğu çok katmanlı ilişkilerle ilgilenen disiplinler arası bir alandır. 1970’li yıllarda Einar Haugen’in öncülüğünde gelişen bu yaklaşım, özellikle Halliday, Fill ve Stibbe gibi isimlerin katkılarıyla kuramsal olarak derinleşmiştir. Bu çerçevede çevre dil bilimi; dil ölümü, dil planlaması, dilsel çatışmalar ve çok dillilik gibi alanlara odaklanmakta ve dillerin içinde var olduğu çevresel, kültürel ve siyasal koşulları göz önünde bulundurarak analiz yapmaktadır. Bu teori, özellikle marjinalleşen, bastırılan veya görmezden gelinen azınlık dillerinin durumunu anlamaya ve bu dillere yönelik koruma politikaları geliştirmeye yönelik katkılar sunar. Bu kuramsal çerçevede ele alınan Koloni, bir dilin sosyal ekosistem içerisindeki yerini, baskın dillerin çevresel etkilerini ve marjinalleşen dillerin yaşadığı dönüşümleri kurmaca anlatı yoluyla gözler önüne sermektedir. Romanın merkezinde yer alan Fransız dil bilimci Jean-Pierre Masson’un dört kuşak boyunca sürdürdüğü dilsel gözlemler, bireylerin dil tercihlerini etkileyen çevresel faktörleri görünür kılmaktadır. Bu bağlamda çalışmada, dilsel değişimin bireylerin bireysel kararlarından ziyade tarihsel, siyasi ve ekonomik etkenlerle yönlendirilen sistemik bir olgu olduğu vurgulanmaktadır. Göç hareketleri, eğitim politikaları, sınıf farklılıkları ve devlet müdahaleleri gibi dışsal faktörler, dilin kullanım biçimini ve toplumsal statüsünü şekillendiren temel unsurlar arasında yer almaktadır. Araştırmanın bulguları, baskın dillerin yalnızca iletişim aracı olarak değil; aynı zamanda sosyal prestij, ekonomik kazanç ve kültürel aidiyet üretme işlevi gördüğünü de ortaya koymaktadır. Bu çok yönlü işlev, marjinal dillerin kullanım alanlarını daraltmakta, onları kamusal alandan silmekte ve sembolik hâle getirmektedir. Masson’un sunduğu çözüm önerileri -dilsel izolasyon, ekonomik teşvik ve yerel yatırımlar- çevre dil biliminin yalnızca tanılayıcı değil, aynı zamanda müdahale edici, dönüştürücü ve sürdürülebilir çözümler sunan bir çerçeveye sahip olduğunu göstermektedir. Sonuç olarak bu çalışma, çevre dil bilimi ekseninde edebiyatın farkındalık yaratma gücünü ve dil politikalarına katkı sunma potansiyelini bütüncül bir yaklaşımla ortaya koymaktadır.
çevre dil bilimi dil ölümü kimlik ve dil Audrey Magee Koloni
This study examines Audrey Magee’s novel The Colony in order to demonstrate how the theory of ecolinguistics can be discussed through literary texts. Ecolinguistics is an interdisciplinary field that focuses not only on the structural aspects of a language but also on the complex relationships it forms with its socioeconomic, ideological, and cultural environment. This approach, which emerged in the 1970s under the leadership of Einar Haugen, was theoretically expanded with significant contributions from scholars such as Halliday, Fill, and Stibbe. Within this framework, ecolinguistics focuses on areas such as language death, language planning, linguistic conflicts, and multilingualism, analyzing languages within their environmental, cultural, and political contexts. This theory contributes especially to understanding the condition of marginalized, suppressed, or ignored minority languages and to developing protective language policies for them. Within this theoretical context, The Colony makes visible -through a fictional narrative- the position of a language within its social ecosystem, the environmental impact of dominant languages, and the transformations experienced by marginalized ones. At the center of the novel, the linguistic observations of French linguist Jean-Pierre Masson, carried out across four generations, reveal the environmental factors influencing individual language choices. Accordingly, the study emphasizes that linguistic change is not a matter of individual decision-making but a systemic phenomenon shaped by historical, political, and economic dynamics. External factors such as migration, educational policies, class distinctions, and state interventions are shown to be key elements that shape both the function and the social status of a language.
The study’s findings demonstrate that dominant languages function not only as tools of communication but also as instruments of social prestige, economic gain, and cultural belonging. This multifaceted role narrows the domains of use for marginalized languages, erasing them from public spaces and reducing them to symbolic remnants. The solutions proposed by Masson—linguistic isolation, economic incentives, and local investment—indicate that ecolinguistics offers not only diagnostic insight but also an interventionist, transformative, and sustainable framework. Ultimately, this study reveals the capacity of literature to raise awareness and contribute to language policy development within the scope of ecolinguistics.
ecolinguistics language death language and identity Audrey Magee The Colony
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | İletişim Çalışmaları |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 11 Temmuz 2025 |
| Kabul Tarihi | 10 Aralık 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 31 Aralık 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 9 Sayı: 2 |